Basketbol Sayfası

Basketbol Burada!

Güneş ufuktan şimdi doğar! (Yasin Yıldırım)

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışını Nutuk’ta şöyle anlatmıştır:

"1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve manzara: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durum, Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes antlaşması imzalamış, Büyük Harbin uzun yılları boyunca, millet yorgun ve fakir bir halde…"

Eğer Kurtuluş Savaşı bir spor mücadelesi olsaydı Türk milletinin kazanması mucizeyle eş değer hatta imkansız olurdu. Basketbola çevirirsek eğer aradaki fark NBA oyuncularına karşı bırakın ayakkabısı olmamayı bir kolu eksik, tek gözü görmeyen ya da topallayan basketbolcularla maç kazanmaya benzerdi. Öncelikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nızı kutluyorum.

Bugün yine 19 Mayıs, artık günümüzde işgaller, savaşlar ya da zaferler eskisi gibi kan gücüyle alınmıyor. Spor sahası artık ülkelerinin birbiriyle çekiştiği milli duyguların hissedilebildiği son sahneler. Zaten spor malzemelerinin en önemlisi olan "top" kelimesinin savaş malzemesinden alınması da bunu kanıtlar niteliktedir.

Eğer benzetmemi uygun görürseniz Anadolu Efes bugün bir savaşa çıkıyor. Rakip güçlü, rakip tecrübeli ve rakip zengin. Ama Efes o kadar da aciz değil. Ergin Ataman gibi bir liderin elinde hiç küçümsenmeyecek bir ekip var. Kazanmak rakibin ellerinde değil bizim elimizde. Kaderimizi kendimiz çizebiliriz. 

Bu kadar benzetmenin ardından sahanın içine geçmek lazım. Anadolu Efes nasıl oldu da buraya geldi ve nasıl kazanabilir bu en büyük zaferi?
Buraya gelirken geçirilen son iki seneyi hesaba katmak lazım. Bir zamanların efsane grubu Ayna’nın şarkı sözünü hatırlatmak isterim: "Dön bak aynaya bu sen misin hatırla, hatırla geçmiş günlerini! Dön bak yollara o yolları hatırla, hatırla nereden geldiğini!" Anadolu Efes geçen sezon ligi sonuncu bitirirken gelecek sene burada olacak denilse Ergin Ataman dahil herkes dalga geçtiğimizi sanardı. Ama işte oldu. Bugün, bu akşam Ergin Ataman ve oyuncuları en büyük olmak için en az 40 dakika savaşacak. Yaşanan değişimi ve süreci harika yönetmeyi bir kenara bırakıp artık sahaya geçelim.

Anadolu Efes kim ne derse desin ligin belki de en iyi ilk beşine sahip. Larkin-Micic-Simon-Moerman-Dunston bu ekibin neler yapıp neler yapamayacağını dünya biliyor ama önlem alınamıyor. Larkin, yalnız bir kovboy ama attığını vuran, hiçbir düellodan kaçınmayan ve son zamanlarda savunmada her türlü eforu ortaya koyan bir savaşçı. Yanındaki Micic oyunu hem yeteneğiyle hem zekasıyla oynayan bir komutan. Doğru pas zamanlamaları, doğru tercihler, doğru atışlar her şey onun için doğru sıfatıyla anılıyor. Simon, sakin bir savaşçı sanki bir samuray ama öç almak için değil takımın iyiliği için savaşan. Moerman asla olamayacağı söylenen seviyede herkesi tarumar eden bir savaş silahı. Üçlükleri can sıkıyor, orta mesafeleri kalp kırıyor. Ve son olarak Bryant Dunston, son büyük gardiyan. Potanın kutsal koruyucusu ve savunmanın direği. Sadece bunlar değil kenardan gelen en az 4-5 oyuncuyla da sürekli tempo yapan sürekli oyunu dikte etmeye çalışan bir Anadolu Efes var ortada.

Ergin Ataman’ın sonsuz özgürlük tanıdığı bireysellik temelli basketbol hem çağdışı hem de çağın ötesinde bir sistem. Euroleague gibi koç dominant bir ligde takım bütünlüğünden çok bireysel yeteneklerin toplamının takım kalitesinin önüne geçebileceğinin canlı kanıtı Anadolu Efes. Larkin’in formu şu anda herkesin aklındaki tek soru. Acaba sürdürülebilir bir çılgınlık mı yoksa tek atışlık bir hülya mıydı. Eğer Larkin, Fenerbahçe’ye karşı oynadığı oyunun yüzde 70’ine ulaşabilirse ikinci Euroleague kupasının ülkeye gelmemesi için bir sebep yok. Teorik olarak CSKA’nın kısalarında Larkin ile eşleşebilecek iki isim var. Biri Cory Higgins diğeri ise Will Clyburn. Fakat Clyburn daha çok 4 numara pozisyonundan süre aldığı için onun bu pozisyonun savunmasına kaydırılması pek olası değil. Bu yüzden Higgins’i bu sefer ilk beşte Larkin’in başında nöbetçi olarak görebiliriz. Bu iki alternatif dışındaki Hackett, Sergio Rodriguez ve De Colo ise Ergin Ataman’ın ellerini ovuşturacağı eşleşmeler olur. Larkin’in bu 3 ismi de birebirde rahatlıkla ekarte edebileceğini ve hem kendi sayı tehdidi hem de savunmayı bozmasıyla rakibin dengesini bozabileceğini söyleyebiliriz. Efes için x faktörün bu maçta Dunston olabileceğini düşünüyorum. Eğer tecrübeli uzun faul problemine girmezse 5-6 hücum ribaundu yardımıyla yapacağı bir double-double bütün dengeyi Efes tarafına çevirebilir. Hines ve Hunter ikilisine karşı üstünlük kurabileceğini düşündüğüm Dunston eğer o madeni işleyebilirse MVP ödülünü dahi alıp gidebilir. Efes için bir başka önemli nokta da tempo kontrolü olacak. Efes ligin en kendi temposunda oynayan takımı olabilir ama Efes’in oynadığı basketbolu CSKA yıllardır mükemmele yakın şekilde oynuyor. Bu maçta daha metodik bir basketbolla ve düşük tempoyla skoru aşağıda tutmak Ergin Ataman’ın şapkasından çıkan bir tavşan değeri taşıyabilir. Maç 90’lı sayılara çıkarsa CSKA’nın daha çok silahıyla etkili olacağı aşikar ama 70’li sayılarda sonuçlanan bir mücadelede Larkin’in katma değeri çok daha büyük olacaktır. Micic’in oyun yönetimi, Moerman’ın düşünmeden atacağı şutlar, Anderson ve Beabouis’nın kenardan getireceği enerji her şey üst üste konulduğunda ortaya çıkan sonuç Efes’in şampiyonluğunu getirebilir.


CSKA tarafından bakarsak olaya, favori olmanın getirdiği o baskı üstlerinde olacak. Real Madrid’e karşı favori taraf değillerdi ve geri dönüşte bunun ekmeğini yediler taraftarı da yanlarına çekerek. Bu sefer kazanması beklenen takım bahis şirketlerine göre onlar ama karşılarında pek oynamak istemeyecekleri bir takım var. Teorik olarak aynı ekolün temsilcisi iki takım sahada olacak ama bir noktada ayrışıyorlar. Kimse Itoudis’in koçluğunu sorgulayamaz ama winnerlığını sorgualar. Bugün Itoudis’in karşısında kariyerinde final maçı kaybetmemiş bir isim olacak. Maç içi düzenlemelerde çok iyi olan iki koç olmayacak belki sahada ama kazanmayı iyi bilen bir koçla hayal kırıklığını iyi bilen bir koç karşılaşacak. CSKA için maçın kırılma noktası ribaundlar ve sahayı hızlı geçmek olacaktır. Efes’in dar rotasyonla oynama ihtimali CSKA’nın tempoyla fark yaratma ihtimalini de ortaya çıkarıyor. Eğer CSKA kazanacaksa bunu kendi oyunuyla yapmak zorunda. Eğer temponun düşük kalmasına izin verirlerse geçmiş olsun diyebiliriz şimdiden. Bireysel olarak da De Colo’nun ortaya koyacağı performans belirleyici olacaktır. Onun sadece atmaya ya da sadece attırmaya konsantre olduğu maçlar CSKA’yı çok zorluyor. İkisinin dengesini yakalarsa üstünlük Rus temsilcisine geçebilir. Ayrıca Clyburn’ün zaman zaman denge bozabilen atletizmi de olmazsa olmaz bir faktör olarak göze çarpıyor. Moerman, Motum hatta eşleşmek zorunda kaldığında Simon’a karşı bu üstünlüğünü kullanırsa 4 numaradan CSKA ciddi bir üstünlük sağlayabilir.

Sonuç olarak Anadolu Efes eğer kazanamazsa bu onların başarısız olduğunu göstermez. Aksine başarı o kadar büyük ki Türk basketbol tarihine altın harflerle yazıldı bile. Sadece daha ileriye taşınabilir denilebilir. Ergin Ataman, Avrupa’nın en elit koçlarından biri olduğunu hatta belki de en formda koçu olduğunu yine yeniden bizlere kanıtladı. Ama eminim ki o daha doymadı. O şampiyonluk istiyor. O iki yumruğunu kaldırıp tribünlere sallamak istiyor. O mola almak istiyor.  O İbiza’da kutlama yapmak istiyor. O zaman Ezel dizisinin o ünlü repliğini Ergin Ataman’a uyarlayarak yazalım şampiyonluk hayallerimizi:

" bir şarkı istiyoruz hocam senden, son bir şarkı; bir ihtimal daha var o da şampiyonluk mu dersin…"

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir