Basketbol Sayfası

Basketbol Burada!

Taşer: Voleybolcuları basketbolcu yapmaya çalışıyoruz (Ümran Kapanlı)

Basketbol hızla değişiyor… Çok pozisyonu oynayan oyuncuların değerinin atması, pick and rollün adam değişmelerle kırılmaya başlaması, uzunların sırtı dönük oyunlardan çok üçlüklerle skor üretmesi, savunma yapmayanların süre alamaması gibi… Basketbolun istediği şeyleri daha iyi yapanlar var, onlar kadar yapamayanlar var… İyi yapabilmenin gereklerinden biri de kondisyon… Yıllar önce yavaş oynanan basketbola göre çok daha fazla kondisyon…

Yaz aylarında altyapı milli takımlarımızı izledik… Kız ve erkek… Fotoğraf çekilirken görüntüsü basketbol takımları gibiydi ancak sahaya çıkıp, hele hele maçın ikinci yarıları oynandığında çocuklarımızın birçok eksiği ile birlikte kondisyonlarının çok yetersiz olduğunu gördük… Özellikle kızlarda… 

Hilmi Taşer milli takımlara kadar yükselmiş eski bir basketbolcu… Sonrasında ise kondisyon konusuyla ilgilendi, New Mexio Üniversitesi’nde 1993-98 yılları arasında yüksek lisansını yaptı ve doktorasını verdi. Kulüplerde ve milli takımlarda çalışması yoğunlaşınca BESYO’daki öğretim üyeliğinden ayrıldı ve kendisini kondisyonluk mesleğine adadı. Halen Çankaya Üniversitesi takımında görev yapıyor, kızı da milli takım oyuncusu…

Taşer ile basketboldaki kondisyon konusunu konuştuk… Biz aradan çekilelim ve sözü uzmanına bırakalım…

* Öncelikle basketbolumuzda kondisyoner konusuna ne kadar önem verildiğinden, kimlerin kondisyoner olarak çalıştığından başlayalım… Kondisyonelerin sahip olmaları gereken bilgi, beceri, deneyim, donanım ne olmalıdır? Bunlar test ediliyor mu, bir kriter var mı? Maalesef hayır. Kondisyoner olarak çalışan eski basketbolculardan fazla eski halterciler, eski atletler var? Kimin yaptığı doğru? 
* Herşeyden önce kondisyonerin öneminin farkına varılmalı ve federasyon tarafından bir müfredat ortaya konmalı veya örneğin NSCA (National Strenght and Conditioning Association) ile yani Kuvvet ve Kondisyon Birliği ile anlaşmaya varıp onların müfredatı üzerinden gidilmeli. Şu anda "Ben kondisyonerim" diyen herkes kondisyoner. Bir sertifikası var mı? Genel müdürlüğün 70 branş için verdiği standart sertifikanın dışında yok.
* Basketbolda yanlışa oyuncu seçiminde başlıyoruz, ince ve uzun olan çocukların hepsinin potansiyel basketbolcu olduğunu düşünüyoruz. Seçimler sırasında antrenörün yanında bu işi bilen kondisyoner olmadığı için voleybolcu olabilecekleri alıp basketbolcu yapmaya çalışıyoruz. Bu tür çocuklardan dikey sıçrayabilenlerin gidebileceği branşlardan biri basketboldur ama asıl aranması gereken kas kütlesi ve kemik kalınlığıdır. Bunlar yeterli değilse elimizde voleybolcu özellikli bir çocuk var demektir.
* Altyapılarda Fransa ile oynarken sorun yaşıyoruz, İspanya ile oynarken sorun yaşıyoruz, hatta Hollanda, Danimarka ile oynarken sorun yaşıyoruz. Çünkü kuvvetli değiliz. Yola ilk günden yanlış oyuncularla çıkmışsanız başarı hayaldir.
* Kızlar altyapısında U16 Milli Takımımız başarılı oldu çünkü orada güçlü, kuvvetli çocuklar vardı, diğerleri maalesef B Ligi’nde kaldı.
* Altyapılarda kızların çok fazla diz ve aşil tendonu sakatlığı geçirmesinin nedeni vücut yapılarının (Q açısı) sakatlığa daha fazla müsait olması.
* Altyapılarda çocuklar 13-14 yaşından itibaren kondisyon nezaretinde çalışmalıdır. Bu iş önce kendi ağırlıkları ile başlar, 15-16 yaşından itibaren doğru kilo, doğru tekrar, doğru teknikle ağırlıkların altına girebilirler ama önce doğru koşmayı, yere doğru basmayı, doğru sıçramayı, doğru duruş alışkanlıklarını edinmelidirler. 
* Altyapılarda kondisyoner olması gerekir derken çoğu kulüp yöneticisinin konunun çok uzağında olduğunu biliyorum. Bazı A takımlarına 2-3 yıl öncesine kadar kondisyon çalışmasını koçlar yaptırıyordu. Yöneticiler, kondisyonerleri gerekesiz masraf yaratan bir eleman gibi görebilirler oysa 100 binlerce dolar verdikleri oyuncuları daha güçlü hale getirebilecek ve sakatlıklardan koruyabilecek olanlar kondisyonerlerdir.
* İstanbul’dan birkaç yönetici beni arayıp kondisyoner ismi sordu. Verecekleri para 3-4 bin lira. Bunun bin lirası yolda gider, 2 bin lira da kira ödersin…Ama adamın kondisyonere verdiği önem bu, çünkü gerçek öneminin farkında değil.
* Altyapılarda kızların çok fazla diz ve aşil tendonu sakatlığı geçirmesinin nedeni vücut yapılarının (Q açısı) sakatlığa daha fazla müsait olması.

* Bizim ülkemizde kondisyonun önemi Temmuz ve Ağustos aylarında yüzde 100’dür. Eylül’de yüzde 20’ye düşer, Ekim’den itibaren yüzde 10 bile değildir. Çünkü altyapılar da dahil herkes maç kazanmaya odaklıdır. Oysa kondisyon yazın ne kadar önemliyse, sezon içinde de o kadar önemlidir… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir