Basketbol Sayfası

Basketbol Burada!

Aydanarığ: Sistem takımı olmanın avantajını kullanıyoruz

Korhan Aydanarığ için Ormanspor’un başına geçmesi onu kariyerinde başka bir noktaya götürmeye başladı. Aslında kendisi sadece ona sunulan şansı iyi değerlendirdiğini söylese de bence şansını çok iyi değerlendirerek takımını finale taşıdığını söyleyebiliriz. 2,5 senelik bir zamana bir şampiyonluk ve bir finale kalma başarısı göstermesi çok da kolay birşey değil. Ayrıca yaşanan tüm can sıkıcı gelişmelere rağmen, pes etmeyip mücadelesini sürdürdü. Tabii ki ona güçlü staffı ve oyuncuları da eşlik etti. Bazı şeylerin değerini parayla ölçemezsiniz derler ya bence Ormanspor için tam olarak böyle bir sezon geçiyor. Gerçek bir aile olduklarını herkese bu başarılarıyla göstermiş oldular. Şimdi sadece bir adım kaldı geriye. Biz de Salı günü başlayacak final serisi öncesinde coach Korhan Aydanarığ ile bir araya gelerek sezonu değerlendirerek final ve ileri hedeflerden bahsettik. Lafı fazla uzatmadan sizleri röportajla başbaşa bırakıyorum.
 
"Hedefimiz TBL play-off şampiyonu olarak BSL’ye yükselmek"
 
Öncelikle sezon başına gidecek olursak, böyle bir sezon geçirip finale yükseleceğinizi düşünmüş müydünüz?

Geçen sezonki kadromuzu koruyarak üzerine takviyeler yaptığımız için iyi bir başlangıç yapıp iyi yerde bitireceğimizi öngörüyorduk. Hedefimiz aslında sezon içinde kendini geliştirdi. Kadromuzu en erken kuran takımlardan biriyiz. Biz kadromuzu kurduğumuz zaman ekonomik kriz tam olarak oluşmamıştı. Sezon başında hedefimiz, play-off civarında bitirip geçebildiğimiz kadar tur geçmekti. Ama sezon başlamadan önce yaşanan krizle kurulan takımların potansiyeli, bizi şampiyonluğun büyük bir adayı yaptı. Biz de ondan sonra bu süreçte hedefimizi bu ligden çıkmak olarak revize ettik ve normal sezonu 3. tamamlayıp play-off’ta da iyi bir performans göstererek finale kaldık. Şimdi hedefimiz TBL play-off şampiyonu olarak BSL’ye yükselmek.

Rizvic de, Graves de bu ligdeki önemli yabancılardan diyebiliriz.Ama ligdeki pek çok takımda gibi yabancı oyuncularınızın performansına göregalibiyet ve mağlubiyet sayılarınız şekillenmiyor. Bu durumun ligdeki diğer takımları geçerek finale yükselmenizde öenmli bir etmen olduğunu söyleyebilir miyiz?

Rizvic ve Graves de takımın bir parçası. Sorumluluk almaları gerektiği zaman sorumluluk alıyorlar. Biz yıldıza dayalı bir sistemle oynamıyoruz. Diğer takımların bir çoğu yıldıza dayalı sistemle oynuyor. Yani yabancı oyuncunun bireysel liderliğinde diğer oyuncular ise rol model oynuyor. Biz ise bir takım oyunu oynuyoruz. Sezon içerisinde pek çok oyuncu o yüksek çıkışları yaptılar. Ama tabii ki oyunun kritik anlarında Rizvic de Graves de gerekli katkıyı yapıyor. İyi iki yabancı oyuncuya sahip olduğumuz doğru ama biz sistem takımıyız. Biz tüm oyunculardan hem offensive hem defensive anlamda oyuna katkı yapan herkesin sorumluluk aldığı, rakip takımın zaaflarına atak ettiğimiz bir sistem oynuyoruz. O yüzden de bazen iki yabancımız daha ön plana çıkarken bazen ortalama kalabiliyorlar. Bu tamamen bizim oynadığımız oyunun bir parçası. Çünkü yerli oyuncularıma çok güveniyor, onların çok kaliteli ve değerli olduğunu düşünüyorum.

"Sistem takımlarında her sene beraber oynamak avantaj oluyor"
 

Rakiplerinizin önüne çıkaran bir diğer etmenin de TB2L’den TBL’ye geçişte çekirdek kadronuzu korumanız olduğunu söyleyebilir miyiz?

TB2L’de bu takımın başına geldiğimde bu takım ligin önemli takımlardan biriydi ama çıkma adayı olarak çok da gösterilmiyordu. Biz geldikten sonra ise o takımla şampiyon olduk. Çünkü ben her zaman söylüyorum, o takım o ligin üzerinde bir takımdı. Bu anlamda o şampiyonluk sürpriz olmamıştı. Sonrasında ise, doğru karakterlerle oynadığım basketbola uyum sağlayan oyuncularla devam edeceğimi söylemiştim ve neredeyse %70’yle de devam ettim. Bunun üzerine 2’si genç oyuncu olmak üzere toplamda 5 takviye yaptık. Ama main tarafa 2 takviye yapmış olduk. Oynadığımız basketbol güncel ve iyi bir basketbol. Yeni transferlerimizle adapte olmak da kolay oldu. Çünkü kuralları içinde özgürlükleri olan bir basketbol oynuyoruz. Sistem takımlarında her sene beraber oynamak avantaj oluyor. Bugün Fenerbahçe, Efes vs hep aynı sistemde devam eden takımlarımız. Doğru antrenör ve doğru oyuncu grubu yakalanmışsa devam etmenin her zaman başarıyı getireceğini düşünüyorum. 

Ormanspor’un başına yaklaşık 2,5 sene önce başantrenör olarak geldiniz ve İlk geldiğiniz gün kısa bir sürede böyle başarılı grafik çizmeyi beklemiş miydiniz? Şu an bu durum size neler hissettiriyor? 

Geçenlerde TED Kolejler’deki menajerimiz Selam Gökçe ile sohbet etmiştim ve İki buçuk yıl önce genç takım antrenörüydüm, şimdi baktığımızda ise bir TB2L şampiyonluğu ve TBL’de de finaline yükseldim diye konuşmuştuk. Elbette bu çok gurur verici. Ben 2004-2005 sezonundan beri antrenörlük yapıyorum. Arada A takımlarda asistan coachluk ve Bölgesel Lig’de head coachluk yaptığım oldu. Ama profesyonel olarak antrenörlük yaptığım süre 3 yıl olmuştur. Buranın öncesinde TED Kolejliler de asistan coachluk yapmıştım. Arkasından yarım sezonda buraya gelmiştim. Önemli olan şans geldiğinde hazır olmak gerekiyor. Ben sadece bana gelen şansları iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum ve hepsi teklif edildiği dönem hazır olduğumu hissettim. Geçmişe gidecek olursak profesyonel olmadan önceki  12 senelik süreçte çok çalıştım ve şimdi hala çok çalışmaya devam ediyorum. Umarım herşey aynı bu şekilde devam eder.

Hem normal sezonda hem play-off da baktığımızda uzun oyuncularınızın ekstra öne çıktığını söyleyebiliriz. Ligde bu kadar iyi bir uzun rotasyonuna sahip çok az takım var ve bu durum sizi çoğu maçta içerdeki performansınızı olumlu anlamda etkilediğini söyleyebiliriz. 

Biz işe savunmayla başlıyoruz. İyi savunma yapıp, ardından yaptığımız savunma kaynaklı offense gidiyoruz. Offense’de de iç dış dengesini kurmaya çalışıyoruz. Aslında içerdeki oyuncularımızla çok ağır bastığımız konuşulsa da işin aslı dışardaki oyuncularımızın skor tehditi çok fazla olduğu için içerdeki oyuncularımıza çok fazla yardım gelemiyor. O zaman onlar da bire bir kalıyor. Bire bir kaldıkları zaman daha efektif ve daha rahat oynayabiliyorlar. İçerdeki oyuncularımın bu ligin iyi uzunları olduğunu düşünüyorum ama onları rahatlatanların da kısa oyuncularımızın dışardaki opsiyonları olduğunu düşünüyorum. Aslında biz kendimiz analiz ettiğimiz zaman iç-dış dengesi olarak offense sayılarımızda çok dengeli bir rakam oluyor, Bazı maçlarda özellikle içerde attığımız sayılar biraz fazla görülüyor ve bir çok insan senin dediğin gibi düşünüyor. Ama dışardaki oyuncularımızın skor tehditi çok fazla olduğu için uzun oyuncularımız biraz rahat ediyor diye düşünüyorum. Yoksa biz hep dengeli oynamaya çalışıyoruz. 

Aslında baktığımızda siz kısa ve uzunlarınızı dengeli kullansanız da rakiplerinizle kıyaslandığınızda pota altında onların önüne geçtiğinizi açıkça söyleyebiliriz. 

Her maça ayrı ayrı hazırlanıyoruz ve offensive anlamda şöyle bir planlama yapıyoruz, rakip takımın defektine doğru atak etmeye çalışıyoruz. Şu an birçok antrenör de aynı şeyi yapıyordur. Karşı ekibin savunmasının en zayıf noktası neresiyse oraya atak etmeye çalışıyoruz. Bu sene biraz fazla denk gelmiş olabilir (gülüyor). 
 
Sercan’ın play-off’ta yaşadığı sakatlık sonrası Konyaspor serisinde takımla beraber olmaması saha içinde oyununuzda minimum hissedildi. Aynı şekilde sezonda Graves’ten de yoksun kaldığınız dönemde eksikliği minimum hissedildi. Çok geniş bir rotasyona sahip olmamanıza rağmen bu eksiklikleri sahada nasıl kapatabiliyorsunuz?

Oyuncularıma her zaman söylediğim bir söz vardır, sahada 5’e 5 olduğumuz sürece hiçbir sıkıntı yok. Her zaman kendimi ve takımımı sahada olanlarla motive ediyorum. Sahada olamayıp, bizim yanımızda savaşamayacak olanlarla hayıflancağıma sahada olanları motive edip konsantre etmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız sakatlıklar o oyuncumuz ve bizim için şanssızlık olsa da onun yerine oynayacak oyuncularımızın da şansı olduğunu düşünüyorum. Graves ve Sercan’ın eksikliğinde de takımı bu şekilde motive ettim. Sercan bu arada sakatlığını atlatıp iyileşti ve final serisinde bizimle beraber olacak. 
 
"Serilerde geri düştüğümüzde hiç acaba bile demedik"

Play-off’a gelecek olursak ikisinde de geri düşerek bir üst tura çıktınız. Mamak ile oynadığınız çeyyrek final serisinde 0-1 geri düşüp 2-1 ile yarı finale yükseldiniz. Konyaspor ile oynadığınız yarı final serisinde ise 1-2 geri düştüp 3-2 ile geçerek finale yükseldiniz. Rakibiniz İTÜ Basket’le kıyasladığımızda finale daha zor bir yoldan çıktığınızı söyleyebiliriz. Bu durum final serisinde size avantaj mı dezavantaj mı sağlayacaktır?

Eskiden bizlere 1 maç 10 antrenmana bedel derlerdi. Dolayısıyla oynadığımız fazla maç sayısının bizim için avantaj olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu dönemde yapılan antrenmanların çok verimli olduğunu düşünmüyorum. Zaten her şeyi yapmış oluyorsunuz. Sadece küçük dokunuşlar yapmak gerekiyor. Burada bu yüzden fazla maç yapmanın avantaj olduğunu düşünüyorum. Öyle bir yerdeyiz ki mazeret üretmenin bir anlamı yok. Sadece maçı kazanmaya odaklanacağız ve onun için çalışacağız. Serilerde geri düştüğümüzde oyuncularımız, teknik ekibimiz ve yönetimimiz de hiç bir zaman eleneceğimizi düşünmedi. Bir takımın kendine olan özgüveni çok önemli. Biz serilerde geri düştüğümüzde hiç acaba bile demedik, çünkü doğru işi yapıyorduk. 

Şu kısma da değinmeden geçmek istemiyorum. Sezon içinde pek çok sıkıntılı süreç yaşadınız. Basketbol dışında odaklanmak zorunda kaldığınız başka şeyler ortaya çıktı. Bu durum pek çok takımda da yaşandı ve onlar maalesef bu durumda ayakta kalmak konusunda pek başarılı olamadı. Ama size baktığımızda bu durumda sahada minimum bile denilemeyecek derecede hissedildi. Ancak siz bu sıkıntılı süreçlere rağmen muhteşem bir play-off geçirerek finale kaldınız. Bu durumla ilgili ne söylemek istersiniz?

Burada asıl başarılı olan kısım ne ben ne yönetim. Asıl başarının sahibi oyunculardır. Çok fazla badire atlattık, çok fazla sıkıntı yaşadık. Basketbol konuşamaz dönemler yaşadık. Bazen sürpriz mağlubiyetler alsak da beraber kaldık. Buradaki en önemli şey oyuncular. Başarı ve başarısızlık görecelidir. Burada göreceli olmayan tek şey oyuncularımın başarısıdır. Kesinlikle onlarla gurur duyuyorum. Umarım final serisini de geçip şampiyon olarak bu başarıyı taçlandıracağız. 
 
Oyuncular ve sizin özverili çalışmanıza değindik. Şimdi ise staffa değinmek istiyorum. Herkesin ben de sizin kadar olmasa da özveriyle çalıştığına bizzat şahit oldum ve kesinlkle bu konuda şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Siz neler söylemek istersiniz?

Staffımızın büyük çoğunluğu Ankara Üniversitesi çıkışlı ve hepimiz üniversite arkadaşıyız. Ayberk’le eskiden takım arkadaşıydık. Çok çalışkan bir ekibimiz var. Maçlara çok iyi hazırlanıyoruz. Burada olmamızın teknik anlamdaki en büyük başarısı staffımın. Onlar gece gündüz her maça aynı ciddiyet ve özenle çalışıyorlar. Hepsi emeklerinin karşılığını almış durumda. Onlar olmasaydı bizim burada olma ihtimalimiz yoktu.
 
"BSL’ye kulüp olarak hazırız"
 
Play-off başlamadan önce konuştuğumuz BSL’ye 3 adım uzaktınız. Şimdi ise 2 adımı başarılı bir şekilde geçerek son adıma geldiniz. Artık sadece bir adım uzaktasınız. 

Ben şöyle "kendi salonumuz var, ekonomimiz iyi, en az bütçeyle çok başarılı olduk" gibi şeyleri söylemeyi sevmiyorum. Kulüp olarak hazırız ve zaten kadın takımımız KBSL’de ve Eurocup da oynuyor. Bütçemiz de umarım doğru şekilde çıkacak. 

Ayrıca sizinle daha önce konuştuğumuzda dediğiniz gibi Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’den sonra erkek ve kadın takımlarında Süper lig seviyesinde mücadele eden 4. takım olacaksınız

Bunun bizim ve yöneticilerimiz için çok büyük bir gurur olacağını düşünüyorum. Çok önemli bu bir şey kesinlikle. Ayrıca burada büyük takımlarımızı da ağırlayacağız. Bu da çok büyük bir onur. Kulüp olarak bunu çok istiyoruz. Emin olun Kadınlarda Eurocup da mücadele eden bir takıma sahip olmak kolay bir iş değil. Bu aslında BSL içinde bir hazırlık oldu ve bu hazırlığı iyi geçtiğimizi düşünüyorum. Teknik ekip olarak da hazırız diyebilirim. Çıktığımızda neler olacağının da nelerle mücadele edeceğimizin de farkındayız. Ama biz şu an bunları düşünmeyip sadece final serisine odaklanmış durumdayız. Ama son olarak şunu söyleyebilirim, yönetim ve kulübün fiziki şartları olarak BSL’de şu an mücadele eden bir çok takımdan çok daha iyiyiz. 

"Umarım Ankara basketbolunu eski günlerine döndürebiliriz"
 

Sezonun geneline baktığımızda geçen sezona göre arttığını rahatlıkla söyleyebildiğimiz seyircinizin play-off’ta iyi bir atmosferle size tam destek oldular. Artan seyircinizle ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu durum bizi çok sevindirdi. Final serisi ilk maçlarının bayrama denk gelmesi sebebiyle bir düşüş belki yaşarız ama çeyrek final ve yarı final serilerindeki destekleri bizi çok mutlu etti. Demek ki BSL’ye yükselirsek seyirci desteğimiz artarak bizimle olmaya devam edecek. Doğru işler yaptığımızda seyirciyi salona çekebildiğimizi farkettik. Zaten Ankara seyircisi biraz basketbola aç, BSL’de sadece Türk Telekom’la temsil ediliyoruz. 
BSL’ye de çıkabilirsek çok güzel bir renk katacağımızı düşünüyorum. BSL’den ne kadar çok takımımız olursa Ankara basketbolumuzun da o kadar gelişeceğini düşünüyorum. Çünkü altyapıdaki oyuncularımıza hedef göstermek zorundayız. Bizim Ankara’daki en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi, hedef gösteremiyoruz ve iyi oyuncularımızın hepsini başka takımlara kaptırıyoruz. Umarım Telekom gibi hepimiz BSL’ye yükselerek Ankara’daki basketbolu tekrar canlandırmış oluruz. Çünkü Ankara belki şu an onu gösteremese de basketbolda lokomotif olan şehirlerden biridir. Umarım o hale tekrar getirebiliriz.

Son olarak ise nasıl bir final serisi bizleri beklediğini söyleyebilir misiniz? Seriye ev sahibi avantajıyla başlayan taraf yine sizsiniz. 

Biz serilerde saha avantajı ve dezavantajını çok görmüyoruz. Her iki seride de deplasmanda kazanmıştık. Keyifli maçlar bizi bekliyor. Farklı iki basketbol sistemi karşıya gelecek. Onlar da buraya çok iyi oynayarak, düzgün çalışarak, iyi bir coach, yönetim ve takımla buraya geldiler. Finale raslantısal olarak kalamazsınız. Bu ikimiz için de geçerli. Çok güzel bir seri olacağını düşünüyorum. Umarım sakatlıksız bir şekilde iyi olanın kazandığı bir seri olur.

 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir